20 Mart 2017 Pazartesi

BMW Neden Arkadan İtiş Sistemini Tercih Ediyor?



BMW markası, her ne kadar arkadan itiş sistemi ile özdeşleşmiş olsa da yakın tarihlerde F45/F46 2 Serisi Active/Gran Tourer modellerinde ve F48 X1 sDrive16d/18i modellerinde BMW fanatiklerini şaşırtarak önden çekiş sistemini tercih etmiştir. Peki bir otomobilin arkadan itişli olması veya önden çekişli olmasının bir yararı veya zararı var mıdır? BMW neden bugüne kadar hep arkadan itiş sistemini tercih etti? Ya da gerek iç ve dış tasarımda, gerek üretim bandında, gerekse marka değerini koruma aşamasında bu kadar katı çizgileri ve kuralları olan BMW, bazı modellerinde neden önden çekiş sistemine geçti? Başlayalım..

Müşterilerimden "BMW neden arkadan itiş sistemini kullanıyor?" şeklinde bir soru geldiğinde her zaman başımdan geçen bir kazayı anlatmam yeterli oluyor. Üniversite okuduğum dönemlerde hafif yağışlı bir havada, üniversitenin içinde bulunan belki de en tatlı virajda benim de yaramazlık yapacağım tutmuştu. Formula 1 yarışlarının beni en çok etkileyen anlarından biri Apex çizgisi olduğu için aynı hamleyi ben de önden çekişli Mitsubishi marka otomobilimle yapmaya kalkmıştım.Olayın sonunda tabii ki kendimi direksiyonun kilitlenmesi ve hiçbir frenin kar etmemesi sonucu kaldırıma çıkmış bir otomobilin içinde buldum. Apex çizgisini ismen bilmeyebilirsiniz ama otomobillere merakı olan herkes aslında bu çizgiyi bilir. Apex'i kabaca açıklamak gerekirse, yanal bir virajın en hızlı şekilde gaz kesmeden dönülebileceği açıdır. Apex açısını yakalamak için Formula 1 pilotları, girecekleri virajın ters istikametine doğru hamle yapar ve Apex çizgisini takip ederek virajı yüksek hızlarda alabilirler. Başımdan geçen bu kaza, bana da bir argüman oluşturmuştu. Çünkü ülkemizde önden çekişli otomobillerin daha iyi yol tuttuğu yönünde yanlış bir algı var. Ben de bu algıyı, yukarıdaki örnekle aşmaya ve anlatmaya çalışıyorum.

Arkadan itiş sistemi, her zaman kuru ve ıslak zeminlerde yol tutuşu açısından daha etkilidir. Ancak benim de müşterilerden öğrendiğim bir argüman olarak, karlı havalarda ise önden çekişli bir otomobil kullanmak daha avantajlı(ymış). Karlı zeminlerde dört lastikten çekiş sisteminden şaşmadığım ve Adana gibi cehennemin yer üstündeki emsali olabilecek sıcaklık değerlerine sahip bir şehirde yaşadığım için henüz bu tezi deneyimleme fırsatım olmadı.

Arkadan itiş sistemleri, ağırlıklı olarak herşeyden önce performansa önem veren markalar tarafından tercih ediliyor. Bunun nedeni, arkadan itiş sistemine sahip otomobillerin yüksek güç, yüksek süratler ve virajlarda önden çekiş sistemine nazaran daha başarılı olmasıdır. Yukarıdaki örnekte de bahsettiğim gibi önden çekişli otomobiller, herhangi bir savrulma durumunda manevra kabiliyetinizi kısıtlar ve direksiyon, otomobilin kayma ekseni boyunca kilitlenir. Bu nedenle arkadan itiş sisteminde olduğu gibi kontra hareketi (Otomobilin savrulduğu yönün ters istikametine direksiyonu kırarak otomobili düz bir çizgi üzerinde tutmaya çalışmak olarak açıklayabiliriz.) yaparak otomobilinizi tekrar yola döndürmeniz bir hayli zor. Neyse ki günümüz otomobillerinin hepsinde ESP, DSC, DTC gibi güvenlik donanımları var ve bu özellikler, var gücüyle sizi yolda tutmaya çalışıyor.

Aslında markalar için arkadan itiş sistemi birçok dezavantaj oluşturuyor. Herşeyden önce arkadan itiş sisteminin üretim maliyeti, önden çekiş sistemine nazaran çok daha fazladır. Aynı zamanda motordan gelen gücü arka lastiklere iletmek için önden çekiş sisteminden farklı olarak birçok parça kullanıldığı için de güç kayıpları daha fazla olur. Önden çekiş sisteminin maliyeti daha düşüktür, motordan gelen gücü doğrudan ön lastiklere verdiği için güç kaybı daha az bir seviyede yaşanır ve 200HP'e kadarki amatör kullanımlar için düşünülebilir. Ancak karoser ağırlaştığı zamanlarda veya otomobilin beygir gücü 200HP'i devirdiği durumlarda önden çekiş sistemi kesinlikle tavsiye edilmez. Bu yüzden önden çekiş sistemi, genellikle küçük hacimli ve düşük beygir gücüne sahip otomobillerde tercih ediliyor. Yine önden çekiş sistemine sahip otomobillerde güç, direkt olarak ön lastiklere aktarıldığı için yakıt tüketimi de daha az oluyor. Ancak daha profesyonel sürüşlerde ve yüksek performanslı otomobillerde mümkün olduğunca arkadan itiş sistemi tercih edilir.

Peki BMW, neden tüm otomobillerinde arkadan itiş sistemini kullanırken F45/F46 2 Serisi Active/Gran Tourer modellerinde ve F48 X1 sDrive16d/18i modellerinde önden çekiş sistemini tercih etti? Dikkat ettiyseniz bu iki model de önceliği performanstan çok konfora ve tasarrufa odaklanan, şehiriçi aile otomobili olarak tasarlanmış otomobiller. Hedef kitlesinin aileler olduğunu, F20 1 Serisi'nden F10 5 Serisi'ne kadar manuel el freni kullanılırken, bu modellerde elektronik park freni kullanılmasından dahi farkedebilirsiniz. Başka bir örnek vermek gerekirse; tüm BMW otomobillerde 8 ileri steptronik ZF şanzıman kullanılırken F45/F46 2 Serisi Active/Gran Tourer modellerinde ve F48 X1 sDrive16d/18i modellerinde 6 ileri steptronik Aisin şanzıman kullanılır. Vites sayısı, yakıt tüketimini doğrudan etkileyen bir etmendir. Bu modellerde yakıt tüketimi zaten optimum seviyelere indirildiği için ve beygir gücü maksimum 136 olduğu için 6 ileri steptronik şanzıman yeterli oluyor. Yani bu kararın, tamamen modelin hedef kitlesi gözönünde bulundurularak alınmış bir karar olduğunu düşünüyorum. Son olarak arkadan itiş sisteminde, şaft tüneli bulunuyor ve bu, arka koltukların ortasından geçiyor. Bu nedenle BMW otomobillerin oturumu 2+2 şeklinde tasarlanmıştır. F45/F46 2 Serisi Active/Gran Tourer modellerinde ve F48 X1 sDrive16d/18i modellerinde ise önden çekiş sistemi kullanıldığı için 2+3 oturma düzenin geçilebiliyor ve arka diz mesafesi oldukça genişliyor. Bence herşey hedef kitle için uygun :) Eğer otomobilin savrulma konusu kafanıza takılıyorsa yukarıda da dediğim gibi DSC ve DTC sistemleri sizi her koşulda yolda tutma çabasında olacaktır. -Ki bu sistemler devredeyken herhangi bir BMW'yi savurmak isteseniz de savuramazsınız :)-

Kafanıza takılan, BMW otomobillerle ilgili sormak istediğiniz her türlü soruyu, konunun altında bulunan yorum kısmına, ekranınızın sağ alt kısmında bulunan "Facebook'tan Mesaj Gönder" bölümüne veya bmwuzmani@gmail.com adresine e-mail yoluyla iletebilirsiniz.

3 yorum :

Görkem dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
Görkem dedi ki...

DSC ve DTC acikken de savrulur :) tecrubeyle sabittir. Fakat kolay kolay devrilmez diyebiliriz, agirlik merkezi 50:50 dagitilmaya ozen gosterilmistir. Pek cok aracinin da yere yakin oldugunu dusunursek, bu beklenen bir sonuctur.

Unknown dedi ki...

Otomobikin on tekerinin kaydigi durumda virajda kaygan zeminde vs, arkadan cekis nasil avantaj sunuyor anlamis degilim, araba yilan gibi harekeet ediyor, on kismini toparlamasi cok daha zor oluyor...